192 Kbps
128 Kbps
64 Kbps
48 Kbps
Arm Radio FM 107
Vem Radio FM 91.1
Im Radio FM 103.8
language tur
language hy ru en az ge tur as ar pr
3 Mayıs BM Genel Kurulu'nun 1993 yılında aldığı bir karar ile Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanmasına karar verilen bir tarih
2019-05-03 16:24:41

3 Mayıs, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 1993 yılında aldığı bir karar ile tüm dünyada Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanmasına karar verilen bir tarih. Bugünün kutlanmasındaki amaç; basının demokrasiyi korumaktaki rolünü vurgulamak, etik gazeteciliği ön plana çıkarmak ve dünyada basının aşırı sansür edildiği ülkelere bir mesaj göndermek.  ‘Tr.euronews.com’a göre,  Dünya genelinde basın özgürlüğü önündeki engellerin ve sorunların tartışıldığı günde gözler bir kez daha Türkiye'nin her yıl kötüleşen karnesinde. Son birkaç yıldır bazı endekslerde 'özgür olmayan' kategoride yer alan Türkiye, kısa süre öncesine kadar 'kısmen özgür' ülkeler arasındaydı. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'ne (RSF) göre şu an 180 ülke arasında 157. sırada bulunan Türkiye 2018'deki durumunu ve sıralamasını aynen devam ettiriyor. 2017'deki değerlendirmeye göre 2018'de 4 basamak gerilemiş olan Türkiye aynı zamanda dünyada en fazla gazetecinin hapiste olduğu ülke olarak kayda geçiyor. Her ne kadar hapiste olan gazetecilerin sayısı farklı kuruluşlarca farklı kriterlere göre değerlendirilse de tüm sonuçlar Türkiye'yi açık ara en kalabalık basın hapishanesi yapıyor. Şubat, Mart ve Nisan aylarında yayınlanan 2019 raporları ışığında Uluslararası Basın Enstitüsü'ne (IPI) göre 162, Türkiye Gazeteciler Sendikası'na (TGS) göre 142, Çağdaş Gazeteciler Derneği'ne (ÇGD) göre 139 ve Bağımsız Gazetecilik Platformu P24'e göre ise en az 146 basın çalışanı cezaevinde. Bu gazetecilerin çoğunluğu üç temel suçlama ile hapis yatıyor: Darbe, terör örgütü üyeliği ve terör propogandası. Uluslararası Basın Enstitüsü’nün hazırladığı rapora göre 15 Temmuz 2016’dan beri kapatılan medya kuruluşu ve basımevi sayısı 170’e ulaşırken, Türkiye hükümeti medyanın yaklaşık yüzde 95’ini etkisi altına aldı. Hükümet yetkilileri hapiste olanların gazeteci olmadığını, olanların da gazetecilikten ötürü hapiste olmadığının her fırsatta altını çiziyor. Ne var ki, iddianamesi yazılmamış çok sayıda kişi hangi suçların hangi gerekçelerle istinat edildiğini bilmeden aylar ve hatta yıllarca hapiste yargılanmayı bekleyebiliyor. İddianameler açıklandığında ise dava dosyalarında köşe yazıları, yayınlanan haberler, atılan tweetler, yapılan röportajlar, hakkında suçlama olan bir başkası ile telefon görüşmesi veya 'üye olmadan terör örgütüne yardım' gibi suç istinatları olduğu ortaya çıkıyor.